
Susalım mı yani...
Hiç konuşmayalım... Konuşunca, yazınca övelim mi yani...
Elbette her idarenin, doğru sayılabilecek irade şekilleri vardır... Elbette koltukta oturan, karar verenlerin, doğru-güzel hizmetleri vardır...
Ama yanlışlar doğruları geçince, artık bardağın dolu tarafını görememeye başlayınca susmak ahmaklık olur...
Susmak bir şekilde göz yummaktır...
Hâlbuki bugün göz yumduklarımız yarın bize göz açtırmayacak vakaları doğurur...
Mesele çok konuşmak değil... Gerektiği zaman susmakta önemlidir... Ama haksızlığa karşı konuşmak, yanlışı hatırlatmak, bir kişiyi kurumu, koltuk sahibini övmek kadar önem arz eder...
Bugün yanlışta ısrar eden bir idarenin iradesiyle yönetiliyoruz... Ekonomiye bakışları yanlış, sosyal hayata bakışları yanlış... İç ve dış siyasete bakışları yanlış... Yanlış ki ortada yalnızca sorunlar, sıkıntılar ve sürekli bir gerilim var...
Bir şey yapılmalı... Söylenmeli...
Şu her kişinin söylemeyi alışkanlık ettiği ama gerçekte samimi olarak söyleyemediğini söylemeliyiz; "Aaa, kral çıplak demeliyiz"...Bunu bizden ziyade idare edenler içe dönük olarak kendilerine söylemeli...
Yanlışım yoktur demek en büyük yanlışı doğurmaz mı?
Bakın Edmund Burke`nin güzel bir sözü var. Diyor ki;"Kötülüğün muzaffer olabilmesi için biricik şart, iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır."
Evet... Bugün her şey iyi gidiyor diye mi iyi insanlar hiçbir şey yapma söyleme gereği duymuyor... Yoksa birileri kötülüğe iyilik elbisesi mi giydirmiş... Ortada kötülük yok mu yani...
Konuşalım, anlatalım... Susmayalım... Ama konuşurken yıkmayalım... Ve her şeye göz yumanlardan olmayalım...
Vatan, bayrak, millet ve milli değerler söz konusu olunca; eksiğe yanlışa göz yummak, yarın hürriyetin söz konusu olunca göz ardı edilmen demek olur... * * *
AVUKAT VE SİYASET
Bir okuyucu ile muhabbet ediyorum...
Siyaset, seçim konusuna gelip çatıyor konuşma... Genç okuyucu, aslında benimde çok merak ettiğim bir meseleyi bana soruyor;
-Sence avukatlar neden daha çok siyaseti seçiyor, seçimlerde aday oluyorlar?
O anda aklıma gelen cümleyi sarf ediyorum;
-Siyasetçilerin hukuk ile ilgili işleri çok olur biliyorsun, bu sorunları da avukatlar çözer, hazır çözen varken, çözenin siyasetçi olması yeğleniyor her halde...
* * *
SÖZ
Kişi verdiği sözü tutmalıdır.
"Söz" hem insani açıdan, hem imani açıdan önemlidir...
Müslüman eğer münafık değilse tutamayacağı sözü vermez değil mi?
Ya siyasetçiyse?
Fark eder mi?
* * *
KISSA
Sahabe-i güzinden ka`bel-Ahbar (r.a)Hz. ÖMER`e:
"Ya ÖMER, kimsenin bilmediği bir şey nakledeceğim sana. Bunu peygamber kitaplarından okudum, oldukça gariptir.
Hz. ÖMER(r.a)
"Söyle bakalım Ya Ka`b"
Bir gün Süleyman (a.s)`ın huzuruna bir baykuş geldi. Hz.Süleyman ile baykuş arasında şu konuşma geçti:
"Ey baykuş ben biliyorum ki arpa, buğday vb. hububat yemezsin, acaba neden?"
"Ya nebiyyallah, Âdem ile Havva o hububatı yedikleri için dünyaya sürüldüler.
Ben de onun için yemem."Baykuş değil sanki koskoca evliya mübarek.
"Ben biliyorum ki, sen suda içmiyorsun, neden acaba?"
"Ey Allah`ın peygamberi, Nuh (a.s)`ın kavmi suda boğuldu. Ben de suya tevbe ettim."
"Peki, niçin mamur yerlerde değil de harap yerlerde yaşarsın".
"Harap yerler Allah`ın mirasıdır, sahipsizdir. Ben insanların sahip olduğu binaya konmam".
"Harabelerde niçin ötersin?"
"Ey dünya nimetlerine aldananlar, bulunduğum harabeyi görüyor musunuz? Siz de bir gün bunu gibi harap olacaksınız, demek isterim".
"Peki, evlerin üstünden uçarken ne diye ötersin? Ne demek istersin bununla insanlara?"
"Ey Âdemoğlu yazıklar olsun sana. Arkanda bu kadar isyan ve günah, önünde de bu kadar keder ve bela varken nasıl dünya nimetlerinden lezzet alıp neşelendiğinize şaşarım."
"Niçin gündüz uyurda gece uyumazsın?"
"Ey Allah`ın nebisi, gündüz âdemoğullarının nefislerine uyup zulümlerinin çoğaldığı zamandır. Onlardan kaçarım ki zulümleri bana erişmesin. Gündüz uyurum ki, onların yaptıklarını gözlerim görmesin."
"Ya sabaha kadar ne zikredersin?"
"Ey insanlar, uykunuzu ve gafleti bırakın artık. Ahiret için tedarik görüp, azık hazırlayın ." Sonra beni yaratan Allahü Azimüşşanı noksan sıfatlardan tenzih ederim."
"Ey baykuş, insanlar seni uğursuz sayarlar. Hâlbuki senin kadar insana merhamet eden ve nasihatte bulunan yokmuş."