
Evet, uzun zamandır Elazığspor ile ilgili yazı yazmadım...
Yazmadım, çünkü bugüne kadar Elazığspor yola çıkmamıştı... Şimdi yola koyuldu. Bu yolculukta; kimimiz yazı ile kimimiz dua ile kimimiz maddi destek ile yolculuğun yolcusunun yanında olmalıyız...
Bu yüzden bize düşen ilk görevi yapıyorum...
Sevgi ile samimiyet ile (eksik, yanlış olsa bile dün ile ilgili bir tek kelam etmeden) bugün adına yarın için; Elazığspor`a destek yazısı yazıyorum...
* * *
Öncelikle; Elazığspor`a sahip çıkan Elazığ Belediye Başkanı SELMANOĞLU`NA, sonrasında büyük emek, gayret-mesai harcayan Elazığspor`un Başkanı ve bütün yönetime sayılı takımların ancak transfer yaptığı dönemde iyi-kaliteli isimlerden oluşan bir transfer yaptıkları ve son noktayı da taraftarın istediği bir transferle tamamladıkları için teşekkür ediyorum...
Çıkılan bu yolda Elazığspor`un hocası ve bütün teknik heyete, bütün futbolculara da;Allah gücünüze güç, yol üstü engelleri de aşacak başarıyı sizlere nasip etsin diyorum...
* * *
Elazığspor yola koyuldu...
Ben bu dakikadan sonra puan cetveline hiç bakmayacağım... Bence sizde bakmayın... En azından on hafta bakmayın...
Niye mi?
Aklınızdan şu "düş-me" kelimesini söküp atmak için bakmayın...
Yok, öyle bir şey... Puan tablosuna bakmayınca böyle bir şeyin olmadığını göreceksiniz...
Lig yeni başlıyor, Elazığspor`da yola çıktı...
Hedef...
Hedef büyük...
Hedef birinci lig...
Yönetici de bunu böyle düşünmeli, teknik heyet de... Futbolcular da böyle hissetmeli ve bu yönde motive olmalı, taraftar da... Maç öncesi, maç sonrası, her hafta içi, her hafta sonu sürekli bakılan puan tablosu, bizi yalnızca umutsuzluğa sürükler...
Sirklerde ip cambazlarını düşünün... Onlar bu işi öğrenirken; yani metrelerce yüksekliğe gerilmiş olan ip üstünden karşıdan karşıya geçmeyi öğrenirken önce akıllarından "düşme" fiilini çıkarıyorlarmış... Sonra, aşağıya bakmadan, aşağıya baksalar bile aşağıyı görmeden, geliştirdikleri denge ile ip cambazı oluyorlarmış... Düşünün! Sürekli düşeceğim diyen bir ip cambazı ip üstünde durabilir mi? Duramaz...
Evet, Elazığspor`un işi belki bu ip cambazının işi kadar zor değil...
Öyleyse...
İnanmak...
Sabretmek...
Gayret etmek...
Umudu tüketmeden, geçmişin olumsuzluklarından ders çıkarıp, geçmişe takılı kalmadan, puan cetvelini en az on hafta umursamadan; yola çıkan Elazığspor`un yanında olmalıyız...
Elazığ`ın Saygıdeğer İş Adamı ve Elazığspor`un her daim destekçisi Sayın İBRAHİM TAŞEL`İN, bazı sohbetlerinde tırnak içinde kullandığı, bir sözünü hatırlıyor, konuyla ilişkili hale getiriyorum...
Diyordu ki;"sürekli dikiz aynasına bakarak araba sürülmez..."
Süren varsa sürsün...
* * *
Elazığspor yola çıktı...
Lig yeni başladı...
Hedef büyük...
Bize düşen inanmak, istemek ve tam destek...
Takıma düşen; inanmak, istemek, yeteneğini göstermek, beklemeden yola devam etmek...
* * *
Son söz; hayat senin söylediğini tekrar sana söyleyen bir yankı dağıdır...İyi dersen iyi, kötü dersen kötü söyler...
Bu sözün uygulamasını hayatımızın her anında yapabiliriz... Şimdilik Elazığspor için deneyelim ve seslenelim bütün samimiyetimizle-isteğimizle-gayretimizle "yankı dağına";
Elazığspor iyi gidiyor...İyi olacak....