
Referanduma sayılı günler kaldı. “Evet”çiler ile “Hayır”cılar arasında ki müsabaka da son dakikalar adeta yaşanmakta. Belki bayram arası bile durdurmayacaktır çekişmeyi. Ama barışın simgesi Bayram günlerinde dostça kalmak için benim tavsiyem kimsenin evine gelen misafire kullanacağı oy hakkında soru sormaması.
Bir önceki yazımda referandumun içeriğinin kimsenin umurunda olmadığını yazmıştım. Şimdi de oy kullanacak özgür iradeli vatandaşlara seslenmek istiyorum.
Kullanacağınız oy tarihe atılmış bir mühür gibidir. İçinizden muhasebesini yaparak verdiğiniz oy ile birileri makam mevki sahibi olacaksa kullanmayın daha iyi. Ama vereceğiniz bir oyla vatan kalkınacaksa “evet” veya “hayır” Bismillah diyip basın mührü.
Sizin vereceğiniz o bir oyla eğer birileri daha da güçlenip sırça saraylarında ihalelere yolsuzluk katacaksa basmayın mührü pusulalara, yok sizin vereceğiniz o bir oyla fakir karnı doyacaksa sabah erkenden koşun sandık başına…
Kullanacağınız o bir oyla güçlenecek birileri vatandaşı unutacaksa mührü almayın elinize, yok eğer sizin vereceğiniz bir oyla haksızlıklar son bulacaksa oynayarak basın mührü pusulalara…
Son söz yine vatandaşımın. Kaderi yine vatandaş belirleyecek. Ama her seçim kaderi gibi vatandaşımın yüzü, sonuç ne olursa olsun yine gülmeyecek. Uzun yıllar Türkiye “evet”çileri ve “hayır”cıları unutamayacak. Adeta kan grubumuz gibi oy rengimizde bizimle anılacak.
Dilerim ki vatandaşımız bayram günlerinde kutuplaşmadan uzak sıcak sohbetlerle güzel bir bayram geçirsin. Sonuç ne olursa olsun sadece birilerinin kazanacağı ama vatandaşın unutulacağı bir seçim gibi değerlendirerek, yakınlarının kalbini kırmadan güzel bir bayram yaşayalım.
Gelecek güzel günler için İyi Bayramlar Türkiye…