
Hukuki bir mücadelenin sonucunda Vali Muammer MUŞMAL,görevine yeniden başladı ya…
Allah!
“Vay efendim nedir bu Elazığ kaybediyor…”cümlesini Elazığ tarafından söyleyip ağızlarındaki baklayı,içlerindeki fesadı bu cümlenin akabinde ortaya atıyor ve diyorlar ki;”canım gider gider, gönderirler…Gitmeli de zaten;hükümetle barışık olmayan bir valinin Elazığ’da işi ne,onun varlığı Elazığ’a ancak hizmet kaybettirir…”
İllallah!
Yaka silkinecek bir anlayış…
Bu cümleyi sarf edip umutla-ısrarla Sayın MUŞMAL’IN siyasi bir kararla tekrar merkeze alınmasını bekleyenlerin tek amaçları kendi rahatları ve AK Parti yalakalığından başka bir şey olabilir mi?
Ne Elazığ sevdası…
Devletin valisinin görevi başındayken, yolsuzluk yapmamışken, devlet malını ona buna satmamışken, yandaşlarına imkan tanımamışken…Yani yüz kızartıcı herhangi bir suçu yokken, hükümetten sırf birilerini hal ve hareketleri-fikirleriyle rahatsız etti diye onu görevden almayı haklı görmek siyasi rantlara sırt dayamaktan başka bir sebeple yorumlanabilir mi?
Vali MUŞMAL, Elazığ’da görevi süresince Elazığ’a hangi hizmetlerin girişini engelledi de,siz onu görevden alıp merkeze gönderdiniz ve o gönderenlerin taraftarları da bu gönderilişi neden-nasıl haklı gördü?
Bakın bu düşüncem hangi siyasi hükümet olursa olsun,bu açıdan alınan kararlara tepkidir.
Hangi vali-hangi kaymakam-hangi müdür olursa olsun,devlet makamında layıkıyla oturuyor,yapması gereken görevi yerine getiriyor ve bunları yaparken şerefi ve haysiyetini ikinci plana atmıyorsa…Böyle bir devlet memurunu hangi hükümet siyasi bir kararla görevden alırsa siyasi ve ahlaki hata yapmış olmaz mı?
Şimdi kimse bana Sayın MUŞMAL’IN hukuk zaferiyle göreve dönüşünü Elazığ’ın kaybı olarak nitelendirip, samimiyetsizliklerini göstermesinler… Elazığ’ın asıl kaybı valinin gereksiz sebeplerle merkeze alınmasıdır…
Elazığ’ın bundan sonraki asıl kaybı da, tekrar aynı şekilde bir siyasi rant ve inatla onunla uğraşıp, onu tekrar görevden alıp merkeze gönderilmesi olur…
Bu vaka Sayın Muammer EROL’UN başına da, gelmiş olsaydı Allah şahidimdir aynı şeyleri yazardım…
Bu ayıbı uzatmayın,artık yeter…Elazığ ile de uğraşmayın…
Sayın EROL,sayın MUŞMAL’IN yerine (siyasi bir oyunla bile olsa gelince) ben rahatsız olmadım…Niye olmadım?
Çünkü gelen de bir ilin beyi,amiridir…Devlet makamının Elazığ temsilcisidir.
E şimdi Sayın MUŞMAL’IN hakkıyla geri dönüşünden bazıları niye rahatsız oluyor?
Hayırdır…
Umarım ve dilerim duyduklarımız sadece söylenti ve kraldan çok kralcı olanların laftan ibaret uğraşlarıdır…
Umarım öyledir…
Çünkü kendileri referanduma illaki evet çağrısı yaparken demokrasiden bahsediyorlar ya…Böyle yaparlarsa kendi dedikleriyle terse düşerler…Ha sizin getireceğiz dediğiniz demokrasi yalnızca AK Partililere indirilecek bir demokrasiyse o başka…
Yinede umarım diyorum…Umarım Elazığ ile siyaset uğruna oyuncak gibi oynanmaz…
BİR REFERANDUM ANKET DAHA
Adil Gür`ün şirketi A&G, 33 il, 108 ilçede 2.405 seçmene `Evet mi?`, `Hayır mı` diye sormuş.
Yanıtlar, 12 Eylül`de yaşanacak çekişmeyi ortaya koymuş.
“Yüzde 10,8 oranında kararsız seçmenin son 13 gündeki tercihi referandumun sonucunu belirleyecek. “deniliyor.
Önce anket sonucuna bakalım:
— Hayır: 44,0
— Evet: 45,2
— Kararsız: 10,8
***
Bu haliyle “EVET” oyu 1,2 oranıyla “HAYIR” oyunu geçiyor ama…Bütün Türkiye’de adeta seferberlik gibi yapılan “EVET” kampanyasına rağmen bu oran abartılacak bir oran olarak görünmüyor…
İşin kararsız oyları tarafı var…
Hükümet bu görüntüye göre %10,8 oranıyla kararsızları “evet”e çevirmeye çalışacak ki oran netleşsin değil mi?
Kararsızların bütünü “EVET” derse işte o zaman “EVET” %60 olacak…
Ya kararsızların bütünü evet demezse…
Aşağı yukarı evet çıkacak da bu hükümeti fazla da memnun etmeyecek…
Meseleye birde “hayır” cephesinden bakarsak(gerçi CHP siyasi hatalarıyla,MHP etkili olmayan muhalefetiyle şimdilik fazla etkili olamıyorlar ama)…Yani kararsızların bütün oyunu “Hayır” olarak yorumlarsak…Hayır %54.8 çıkar ki…O zaman ne olur acaba…
Bu bir anket…
Bir daha yapılır değişir her şey…
Ta ki seçmenin sandık başına gidip oyunu kullanıncaya kadar…