
Daha önce 2 defa merkeze alınan Vali Muammer Muşmal, Danıştay`da açtığı davanın esastan görüşülerek sonuçlanmasıyla , mahkeme kararıyla 3.kez Elazığ`a atandı ve görevine başladı.
Hukuki bir mücadelenin ardından görevinin başına yeniden dönen Sayın MUŞMALA;
Elazığ’a yeniden hoş geldiniz diyor, bundan sonraki görev süresince kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
Umarım bu geliş daha uzun soluklu ve Elazığ için dolu dolu bir hizmet döneminin gelişine sebep olur…
BÜYÜK ŞEHİR OLMAK
Yazdım…
Hatırlattım…
Talep ettim…
Dedim ki;”Ey Elazığ! Bakın (siyasi bir oyun,referanduma evet dedirtmek için bir gayret olsa bile) hükümet Şanlıurfa ile Malatya’yı Büyükşehir hedefine oturtmuş,sonbaharda bu mesele sonuca olaşacak…”
Dedim ki;”Ey Elazığ!Evet mi diyeceksin şu referanduma bir sına şu hükümeti karşılığını iste.Eksiklerini sırala,taleplerini sırala Büyükşehir olalım de…Şu STK(böyle diyince umarım hemen Ticaret Odası üstüne alınmaz) dedikleri de bir defa olsun sosyal-ekonomik bir meselenizi sizin adınıza dile getirsin…Onları da zorlayın dedim…”
Çıt yok…
Çıt sesini çıkaranlarda gazetemizin internet sayfasına yorum yazanlar oldu…
Olumlu veya olumsuz yazanlar…
Benim bu düşüncelerimi eleştirenlere de saygı duydum ve yorumlarını da yayınladım ama bazı yorumlar varki,işte onlar hem insafsız hemde “özden” habersizler…
Diyorlar ki;”Bizim için önce demokrasi geliyor…Elazığ’ın Büyükşehir olup olmaması çok da önemli değil…”
Böyle söyleyenler hangi ülkede yaşıyorlar sizce?
Bu ülkede demokrasi olmasaydı referanduma gidilir miydi?
Kimi de ısrarla benim önyargılı olduğumu belirtip,olaya ideolojik baktığımı söylüyor ve Büyükşehir olma düşüncemize katılmakla beraber bu eleştirisini de benimle paylaşıyor…
İşin doğrusu kimseye önyargılı olup olmadığımı ispatlamak zorunda değilim…
Ama önyargılı değilim…Gazetecilik gereği elbette ki şüpheciyim…İdeolojik bakış ifadesine gelince…
Önce ideolojinin ne manaya geldiğini(ki eminim ki biliyordurlar da) yazalım.
İdeoloji;”Siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü. En basit tabirle bir ideoloji, düzenlenmiş, yapılanmış bir fikirler bütünüdür.”
Ve belirtelim…Ben ideolojik yaklaşıyorsam siz karşı tavırla nasıl yaklaşıyorsunuz benim düşüncelerime…İdeolojik değil de ne?
Bir başka yorum da şöyle diyor…
“Sen bilmiyorsun Büyükşehir olama kriterlerini…Elazığ uymuyor…”
Güya cehaletimi yüzüme vuruyor…
Okumuyor…
Düşünmüyor…
Yada idrak etmiyor…
Zaten hükümetin hedefi bu kriterleri değiştirmek özellikle nüfus meselesini…
Yani şu an için Elazığ’ın bu kriterlere uymayan tek maddesi belki de nüfusudur…Kriterler değişince Elazığ’da bu işin tam göbeğinde olabilir…
Bunun için uğraşalım diyorum…
Ses yok…
Her ne kadar Büyükşehir olmak için büyük düşünmemiz gerekse de…
Ben Elazığ’a yapılan hiçbir hizmeti küçümsemedim…Ama dahasını istedim çünkü vaat edilenler vardı…Çünkü Elazığ hükümete dahasını verdi…O zaman dahasını istemek Elazığ’ın hakkıydı…
Kusura bakmayın…Yazsam,eleştirsem bile hiç de umurumda değil anayasaya değişiklik adıyla yapılan yamalar…
Ben umursanmayan emekliyi…İflas eden ve iflas etmemek için çırpınan esnafı…Susuz kalan tarlasında üretemeyen, her haliyle perişan olan köylüyü…Özelleştirme adıyla peyderpey satılan yabancıya satılanları…Açılım hatasıyla bölünmeye götürülen ülke insanını düşünüyor,umursuyor ve yazıyorum;genel manada…
Sözü Şair Eşref’in dörtlüğü ile noktalayayım;
“Söz demem bir kimse hakkında tahkik etmeden,
Eski bir darb-i meseldir gerçi orman taşlamak.
Hicvedersem haini, zahid günah ettin deme,
Din-i islamda sevaptır çünkü şeytan taşlamak.”
EŞREF DEVAM ETSİN
Son söz dedik ama Şair Eşref’ten bir hiciv daha paylaşalım:
“İngiliz palyaçosu, şu kralın halini gör,
Yurdun sinesine tohum-u esaret ekiyor.
Yuları düşman elinde, beşere çifte atar
Bir Mısır eşeğini bak sekiz at zor çekiyor.”
***
Şair Eşref bu hicvi, Kral Faruk’a yazmış bugün yaşasaydı kime yazardı acep?