
Yücel Can’ı tanırsınız…
Gazetemiz ailesinden Elazığ sevdalısı bir yazarımızdır.
Elazığ’ın Ankara’da ki gözü kulağıdır.
Elazığ için yapılacak her hizmete kulak kabartan CAN yazılarında her zaman Elazığ için projeler üretir, olabilirliği fazla olan bu hizmet projeleri elinden geldiğince takip eder, sonuca ulaştırmaya çalışır. Bunları yaparken de kamuoyunu gazetemiz aracılığıyla bilgilendirir.
Geçen hafta Cuma günü gazetemizin de manşete çektiği “Elazığ’da Liman Başkanlığı kurulsun” haberi Can’ın yaptığı bir araştırmanın sonucuydu…
Bu başkanlığın kurulması için şartlar müsait midir? Neler gerekli? Bunları geçen hafta haber de içerik olarak verdiğimiz için ayrıca Yücel can peş peşe iki yazısında da belirttiği için değinmeyeceğim ama…
Ama “olur yada olmaz”,”mantıklı yada değil” Elazığ adına ileri sürülen ve olabilirliği mümkün olan… Olduğu takdirde Elazığ’a hizmet ve özellikle üç tarafı sularla çevrili bir şehir için su ve suyun bütün kullanım alanlarını açacak olan “Liman Başkanlığı” projesine genel manada vekillerimizin ve idarecilerimizin tepkisiz kalışına bir anlam veremedim…
Şu sivil dediğimiz bilumum, oda ve dernek başkanlarının (bence) üstüne vazife olamayan –açılım-referandum- gibi konularda her ortamda destek açıklamasını içtenlikle yaparlarken konu Elazığ ve Elazığ’a yatırım söz konusu olunca alakasız davranışlarının içinden bir türlü çıkamadım…
Ya insan bu ve benzeri bir haberi görünce en azından olur-olmaz tartışmasıyla bir gündem oluşturur değil mi?
Nerde?
Eyvallah…Diyelim ki size biçilen görev bu…Açılıma destek olacaksınız,referanduma evet diye haykıracaksınız…E tamam..Tamam da Elazığ adına bir hareket olduğunda da o işin kulağından,yakasından bir ifadeyle dahi olun değil mi?
Zaten bu gidişle bizim gündeme almayıp burun kıvırdığımız,açılım peşinde evet oyunu oynarken umursamadığımız her Elazığ meselesi gibi bu Liman Başkanlığı da ya Şanlıurfa’ya, ya da Malatya ilimize gider…Milli piyango Müdürlüğü’nün Diyarbakır’a gidişini seyrettiğimiz gibi bunu da seyreder başka şeylerle avunuruz…
Yazıyı yazdığımız dakikalar da gazetemizin öncelikle internet sayfasına bir haber düşüyor.
Bizim eski bir sevdamız…Bu sevda da habere düştüğü an suya düştü gibi…
Büyükşehir olma sevdamızdan bahsediyorum…
Geçen gün Şanlıurfa’da iftar yemeği sonrası,referandum ile ilgili açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Beşir ATALAY konuşmasının, ardından Şanlıurfa’nın Büyükşehir olma projesinin netleştiğini sonbaharda ilk yasama döneminde Şanlıurfa ile birlikte bu statüye uygun illerin Büyükşehir olabileceği müjdesini vermiş…
Şanlıurfa…
Malatya…
Ve Denizli…
Haberde geçmeyen bir il daha Kahramanmaraş…
Ya Elazığ…
Yok…
Ne dersiniz bu işe?
Evet mi?
Bakın olur yada olmaz…Bu konuda Elazığ’da gündeme alınmalı değil mi?
Bakın ben bu yazıyı yazmama rağmen meseleye başka açıdan bakıyorum… Acaba diyorum bu müjde referandumda “evet” deme oranı az olan illerin bu oranını daha da yükseltme tavı mı?
İllerin isimlerine ve şu anki tavırlarına bakınca bu iddiam doğru gibi geliyor bana…
Mesela Malatya’da tek başına AK Parti hakim değil, CHP de hakim orada… Dolayısıyla “Evet” oy oranına dengeli çıkabilir… Bu müjde bu oranı da fazlasıyla etkileyebilir değil mi? Diğer illeri de tabi…
Eee… Elazığ’a da böyle düşünseler ya…
Niye?
Elazığ’a müjde verseler de olur vermeseler de… Verdikleri vaatleri tutsalar da olur tutmasalar da…
Aman yanlış anlamayın bu sözü Elazığlı seçmene söylemiyorum… Seçmenden önce kendini sivil önder ilan eden, dernek-vakıf-oda temsilcilerinin bu konuları dert etmedikleri için söylüyorum…
Onların dert etmediğini vekillerimiz niye dert etsin ki…
Şu an tek dert var aslında hükümetin ve onu destekleyenlerin referandumdan Elazığ yüzünün akıyla çıkacak mı çıkmayacak mı?
Nedir Elazığ’ın yüzünün akı?
Evet, en az %80 çıkmalı hadi olmadı %70…
Hadi varsın böyle olsun, olsun da bu işin Elazığ için en azından % 50’lik gerçek bir hayrı olsun…