
Hazar Gölü, Sivrice ilçemizin Türkiye çapında adını duyurmasına yardımcı olan en önemli simgelerinden biri. Büyük Önder Mustafa Kemal’in Elazığ’ı ziyaretinin ardından Diyarbakır’a giderken gördüğü, treni durdurup bir süre izlediği Hazar Gölü güzelliğiyle dikkatini çekmiş ve o dönemde ‘’GÖLCÜK’’ olan adını “HAZAR GÖLÜ” olarak değiştirmiştir. Sadece bu anekdot ile de olsa Hazar Gölü’nün önemi büyüktür.
Hazar Gölü eşsiz doğası ve batık şehir ile efsaneleşen bir yer. Hazar Dağı’nın kardeşliliğiyle bütünleşen Mavi Göl yavaş yavaş kirleniyor. Geçtiğimiz gün Hazar Gölü’nde yaşanan kirliliği görmek için Sivrice’ye gittik. Gölün kıyılarında adeta lağım sularından ikinci bir göl daha oluşmuş durumda. Biriken lağım suları insanların tatillerini geçirmek için girdiği Hazar Gölü’ne akmakta. Tabi akan suların kirlettiği Mavi Göl yavaş yavaş bulanık bir su halini almaya başlamış bile.
Tabi burada iki önemli soru çıkıyor karşımıza. Lağım sularıyla kirlen gölün sonu ne olacak? Bir de gölde yüzen vatandaşların sağlığını kim koruyacak?
Yaşanan bu kirliliğin yanı sıra bu bölgede Su Sporları Şenliği yapıldı. Dünya genelinden sporcular Sivrice’ye akın etti. Tabi o manzarayı yabancı sporcularda muhakkak görmüşlerdir. Gerçi görmemek elde değil sahile inildiğinde koku zaten tüm ağırlığıyla çarpmakta.
Doğunun cenneti Sivrice maalesef her geçen gün kaybediliyor. Kimse kendini bu konuda savunmasın. Eski dönem yeni dönem politikaları yapmasın. Gölün kirliliği ne Sivrice’ye ne de Elazığ’a yakışmıyor. Bu konuda görev kime düşüyorsa elini taşın altına koymak zorunda.