
Sezon başından buyana hep içimizde olan "Küme Düşme Korkusu" nihayet sona erdi ve Elazığspor, ligin son maçında deplasmanda Tarsus İdman Yurdu`nu mağlup ederek ligde kaldı.
Sezon bittiğine göre ve Elazığspor şükürler olsun ki ligde kaldığına göre şimdi daha rahat konuşabileceğiz bazı konuları.
Evet...
Yazımın başlığında da olduğu gibi tekrarlamak istiyorum, bu takım "Şaban Yıldırım`a rağmen ligde kaldı"...
Belki birileri çıkıp "Yahu bu kadar da insafsızlık olur mu, adam takımı ligde bıraktı" diyebilir, saygı duyarım ama ben de diyorum ki bu takım ara transfer döneminde yapılan takviyelerle birlikte hocasız da çıksaydı maçlara yine ligde kalacaktı ve belki de ligde kalmayı daha erken garantileyecekti.
Bu benim şahsi düşüncem ve birçok kişinin de benimle aynı düşüncelere sahip olduğunu söyleyebilirim.
Elazığspor`da hiçbir dönemde kadro içerisinde bu kadar küskünlük ve otoritesizlik olmamıştı.
Şaban Yıldırım, takımda bazı isimleri bırakın futbolu, hayata küstürdü ve bazı futbolcularla da resmen kişisel sorunlar yaşadı.
Artı, Şaban hoca görev yaptığı süre içerisinde kadrodaki istikrarsız oyuncu tercihleri, antrenman programları ve ikili ilişkileri ile kendini bir türlü kabullendiremedi. Ne takıma, ne kamuoyuna ne de yönetim kuruluna.
Bence bu başarıda alkışlanması gereken, Elazığsporlu futbolcular ve taraftarlardır.
Elazığspor Yönetim Kurulu`nun yeni sezon için en kısa sürede tercihini yaparak, takımın başına getirilecek olan ismi belirlemesi gerekiyor.
İstikrar daima başarıyı getirir ama ben yeni sezona Şaban Yıldırım ile başlanması halinde hedeflenen Bankasya`yı çok uzak bir hedef görüyorum.
Belki Şaban hoca ile devam edilecek bilemiyorum ama öyle bir düşünce olsaydı Yönetim Kurulu şimdiye kadar çoktan Şaban Yıldırım`ın sözleşmesini uzatmıştı.