
Bu maçın teknik analizi yapılmaz...
Bu maçta kim iyi oynadı-kim oynamadı diye de bahsedemeyiz.
Teknik Direktör Şaban Yıldırım`ın klasik hatalarını da bu maç için kulak ardı edeceğiz...
3 net gol pozisyonunu cömertçe harcayan Taner Demirbaş ile, 2 mutlak pozisyonu değerlendiremeyen Muızaffer`i de yerden yere vurmayacağız.
Kazandık ve ligde kaldık ya...
Önemli olan buydu
Tarsus İdman Yurdu deplasmanıyla birlikte Elazığspor için üç kulübün taraftarının sempatisini kazanmak çok önemli aslında...
Adana Demirspor`la başlayan ve Kahramanmaraşspor`la devam eden dostluk gösterilerinin bir yenisine Tarsus`ta şahit olduk.
Tıpkı Adana Demirspor ve Kahramanmaraşspor taraftarları gibi, Tarsus İdman Yurdu taraftarları da Elazığspor`u ve taraftarımızı bağırlarına bastı, alkışlarla uğurladı.
Bu üç güney veya Akdeniz takımlarının Elazığspor`a karşı sempatisini "es" geçmemek lazım...
Doğu`da yanımızdakilerden bırakın dostluğu, tarafsız kalmalarına bile razıyken, Elazığspor`u bir kaşık suda boğma planlarının uygulandığı ligde, bu üç ilin/ilçenin takımlarının Elazığspor`a sempatileri; dostluk adına, spor adına ve ülke bütünlüğü adına çok önemli bir ayrıntıdır aslında...
Buradan şu çıkıyor aslında
Kültür farkı, Eğitim farkı ve bakış açısı...
Türkiye liglerinde en alttaki kademe dediğimiz lig ile, en üstteki lig diye adlandırdığımız süper ligdeki kalite farkını, futbol kalitesini bir kenara koyarsak; görmemek mümkün mü?..
Bir kere taraftarlar eğitimli, kültürlü ve de sporu kavga olarak görmüyorlar.
Adana`da, Kahramanmaraş`ta ve son olarak Tarsus`ta güzel günler yaşadık. O yöreyi gezdik, alışveriş yaptık ve maçımızı izleyip, mutlu bir şekilde evimize döndük...
Tarsus`un onursal kulüp başkanı, aynı zamanda Belediye başkanı olarak iz bırakan Belediye başkanı Burhanettin Kocamaz`ın yaptırdığı ve adını taşıyan Stadyum; Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadyumunun adeta küçük bir kopyası...
Burada futbol oynamak veya izlemek; insana büyük keyif veriyor.
Ben hayret ediyorum; Tarsus İdman Yurdu nasıl olur da buradan şampiyon olarak çıkamıyor?..
Neyse...
Gelelim asıl konumuza;
Elazığspor çok önemli bir sınav verdi aslında bu ligde...
Sezona sahipsiz başlayan, sonrasında bazı zevatların uzatmalara götürdüğü bu sahipsizlikte devreye giren başta Belediye başkanımız Süleyman Selmanoğlu olmak üzere, Valimiz Muammer Erol ve Ticaret odası başkanımız Ali Şekerdağ`la birlikte, Emniyet Müdürümüz Fahrettin Coşkun`un girişimleri neticesinde, Akın Şatıroğlu başkanlığında Elazığspor için "kurtarma operasyonu" başlatıldı.
Kademe grubunu 12 puanla tamamlayan Elazığspor`un ligde kalması mucizelere bağlıyken, klasman grubunda toplanan 33 puan; her şeyi ortaya koyuyor aslında...
Kümede kalmamız tüm camiaya hayırlı olsun derken, aynı zamanda da herkese ders olsun...
45 puanla kümede kalan Elazığspor`un verdiği kurtuluş mücadelesi zaferle sonuçlanırken, şimdi, cevapsız kalan bir çok soruya da yanıt verme zamanıdır...
Bu sahiplenme sezon başında olsaydı, Elazığspor şimdi Bank Asya 1. Liginde olmaz mıydı?..
En kötü ihtimalle, bugün belki de ekstra play off maçlarını oynayamaz mıydık?..
Hepsinden önemlisi, bugünkü sahiplenme o gün olsaydı, stresten uzak, rahat bir sezon geçirmiş olmaz mıydık?..
Son iki sezonda son anda kümede kalma başarısını gösteren Elazığspor`un, yeni sezonda hedefini değiştirmesini istiyoruz artık...
Çünkü; Çekirge bir sıçrar... İki sıçrar...
Verin artık doğru bir karar!..