
Aslında hiç öyle derin mevzulara girecek havada değilim. Güneş yüzünü göstermişken, doğa, yeşilin her tonuyla bezenmişken, kalkıp da Elazığ`ın veya Türkiye gündeminden bahsetmek istemiyorum.
Sessizliği en kör noktasına kadar hissettiğimiz akşamlar, bugünlerde pek keyifli. Balkona çıkıp, bir kahve yudumlamak, bu günlerde en keyif verici işlerden olsa gerek..
Malum baharın kısa, tıpkı ömür gibi, bu yeşilin yerini yazın sarı otlar alacak.. O yüzden baharın tadını çıkarmak gerekiyor..
Zaten Türkiye`nin gündemine yetişmek imkansız.. Bir gün CHP`yi muhalefet yaparken izliyorsunuz, diğer gün ise, genel başkanının kaseti ortaya çıkıyor.. Onu anlamaya çalışırken, istifa ediyor.
Acaba bu yayın doğru muydu, basın suçlu muydu diye düşünürken, istifa geliyor.. İstifanın ardından acaba dönecek mi sorusuna cevap aranıyor.
Bence bir siyasetçi asla siyasetten kopamaz, damarlarına kadar işlemiş siyaset onların, duramazlar, imkanı yok. O yüzden biz baharın tadını çıkaralım.
Memleketim ise bu aralar pek sessiz. Ama bence sessizliğin altında çok şeyler dönüyor. Her şey göründüğü gibi değil..
En son gündemde belediye vardı. Müfettişler geldi inceledi gitti.. Şimdi ne olacak.. Olacağı söyleyeyim.. Hiçbir şey olmayacak. Bu filminde sonuna geldik.
Belediye ile ilgili de çok şey konuşuldu, tartışıldı.. Sonu ne oldu peki, hiç işte. Konuşulduğuyla kaldı, gitti.
Sokaktaki Ahmet Amca, Mehmet Amca, kafa yordu, bi cigara yaktı.. Yapıldı mı, memleketin parasını, üç beş kişi paylaştı mı diye düşündü, kafasını kaşıdı, dertlendi. Ama hepsi bu kadar işte..
O yüzden diyeceğim o dur ki, baharın tadını çıkarın, bu ülkede gündem her geçen gün ağırlaşıyor. Ağırlaşan gündeme ayak uydurabilmek için, bir bahar havası alın...
En güzel baharlar sizin olsun..