
Adıyamanspor maçı sonrası konuşan herkes "1 Puan iyi puan" dedi. Fakat herkes bu sözü Diskispor`un Belediye Vanspor`a takılacağını göz önünde bulundurarak söylemiş olsa gerek, çünkü şimdi sorsak eminim ki herkes kaybedilen 2 puanın hesabını yapacaktır.
Belki de Elazığspor, Adıyamanspor`u bu kadar gözünde büyütmeseydi, Adıyaman`da 3 puanı da cebimize koyabilirdik ama özellikle maçın ikinci yarısında tamamıyla farklı bir oyun anlayışına bürünen ve 1 puana razı olan Elazığspor inşallah Adıyaman`da bıraktığı 2 puanı ilerleyen haftalarda aramaz.
Futbolda maalesef "dün" yok...
Son iki haftada aldığı galibiyetlerle rahat bir nefes alan ve Diskispor ile arasındaki farkı 3`e çıkaran Elazığspor, geride bıraktığımız haftanın ardından küme düşme korkusunu yine ensesinde hissetmeye başladı.
Şimdi, iç sahada oynanan Tarsus ve Mardin maçlarını kazanamayan ve 4 puan kaybeden Elazığspor`un kaçırdığı o galibiyetlere yanmamak elde değil.
Belki de şu an çok daha rahat bir konumda olabilir ve ilerleyen haftalar için biz değil de başkaları hesap yapardı.
Mademki Şaban hoca "sorumluluk benim" diyor. O zaman Şaban hocaya bazı tavsiyelerde bulunmamak da elde değil.
Öncelikle Şaban hocanın artık hiç olmazsa şu son 4 haftada ideal bir kadro yapması lazım.
Bazı futbolcularla kişisel sorunları mı var bilmiyorum ama Metin`in bir hafta ilk 11`e alınıp, diğer hafta 18`e bile girememesi, Cenk`in keza yine aynı şekilde harcanması, özellikle hücum hattında her hafta farklı bir ismi ilk 11`de görmemizin bence kaybedilen puanlara yansıması oluyor.
Yani Deniz`in, Hakan Akpınar`ın sakatlıkları nedeniyle olmadıkları bir maçta Metin nasıl düşünülmez bunu da anlamak mümkün değil.
Onun için Şaban hocanın oyuncu tercihlerini çok iyi düşünerek artık bu ikilemlerden vazgeçmesi ve ideal bir kadro yapması gerekiyor.
Bay haftasını geçirecek olan Elazığspor`da rakiplerin puan kaybetmesini beklemekten başka elden gelen bir şey yok maalesef.