
Bu yazımda hayal dünyasına karışıp, çeşitli görevlere talip olup, yaşanabilir bir Elazığ için neler yapabiliriz onu bulmaya çalışacağım. Şimdi evlerimizde ayaklarımızı uzatarak, koltuğumuzda veya gece uyumadan önce yatağımızda kısacık bir beyin jimnastiği yaparak değişik hayaller kuralım. Gözlerimizi usul usul kapatıp, kendimizi Elazığ Valisi, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü vb. görevlerin başında bulunan kişiler olarak düşünelim. Neler yapabiliriz bu şehir için? Projelerimiz neler olur? Ben bunu yaptım ve sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ben Elazığ Valisi olsam; öncelikle valilik binasını, tarihi bir bina olan Eski Hükümet Konağı`na taşırdım. Osmanlı döneminden kalma ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk`ün bizzat gezdiği Elazığ eski hükümet binasını yeni valilik binası olarak hizmete açardım. Bu anlamda Konya İli Valilik binası güzel bir örnek olabilir. Tarihi bir mekânda hizmet veren Konya Valilik binası, şehre farklı bir anlam kazandırmakta. Tarihi bir binanın hala kullanılıyor olması, tarihe verdiğimiz değerin vurgulanması adına güzel bir örnek oluşturacaktır. Tarihin duvarları arasında, vatandaşlara modern hizmet sunmak elbette ki farklı olacaktır. Farkın olduğu yerde kalitede kendiliğinden gelecektir.
Ben Elazığ Belediye Başkanı olsam; Elazığ`ın yerleşim planını değiştirirdim. Merkez caddelere alternatif farklı işlek caddeler oluştururdum. Bu caddelere banka, PTT, Telekom, TEDAŞ gibi şubeler oluşturur, vezneler açtırırdım. Vatandaşların Gazi Caddesi`ne mecburi uğramaları gereken işlemlerini azaltırdım. Yağmur yağdığında, kaldırımlarda adeta mayın gibi patlayan içi su dolu kaldırım taşlarını onarırdım. Doğalgaz çalışmaları sonrası bozulan cadde ve sokakları değiştirirdim. Gazi Caddesi`nin market ya da tavukçu tezgâhlarından uzaklaştırıp daha modern ve şehre hitap edecek bir merkez haline getirirdim. Tarihi mekânımız Harput`u daha modern bir yapıya kavuştururdum. Bacasız sanayi olan turizm sektörünü, Harput adına sürünmekten öte, yürüyen bir alan haline getirirdim. Gelecek turistler için mimari anlamda otel, restoran, kafeterya gibi dinlenme ve eğlence mekânlarını faaliyete geçirirdim.
Ben İl Kültür Müdürü olsam; 2010 yılını Harput yılı yapardım. Harput ve Sivrice Hazar Gölünde bulunan batık kenti, turizm haritasına yerleştirip, turizm sektöründe aranan bir merkez haline getirirdim. Kısacası Harput`u tarihin tozlu sayfalarından kurtarıp, geleceğe umutla yürüyen tarihi mekânlar arasına yerleştirirdim.
Şimdi de sıra sizde. Siz bu görevlerde olsaydınız daha yaşanabilir bir Elazığ için neler yapardınız? Düşünün, taşının ve fikirlerinizi ortaya çıkarmaya çalışın...