Esnaf Duvar Mağduru
STK Platformu Açıklama
Güler Ailesinin Acı Günü
Bakan Yıldırım`dan AA`ya Övgü
SODES Projeleri
Açılım İnşaat`ın Gurur Günü
Eğitime Kar Engeli
Elazığ`da Arıcılık Kursu
TSE`de Personel Sıkıntısı İddiası
Kanal E Canlı Yayın Radyo E Canlı Yayın
-1°
Bu Gün Hava
Bulutlu
Yazarlar / Coşkun Kamaç
Coşkun Kamaç
Coşkun Kamaç
coskunkamac@kanalehaber.com
KAPTANIN USTALIĞI…
29.03.2010

Elazığspor`un kadrosuna baktığımız zaman, orta alanda takımı yönetecek üç isim sayabiliriz ancak...

Bunlar; Serdal Kurt, Arif Şahin ve Metin Erdem olarak sıralanabilir...

Hadi biraz daha kendimizi zorlarsak, bu üçlüye Deniz Pıtır`ı da ekleyebiliriz azıcık da olsa...

Mardinspor karşısında oyun alanına dizilen Elazığspor`a baktığımızda,  kart cezalısı Arif Şahin tribünde zorunlu olarak...

Serdal Kurt; sola hapsedilmiş, Metin Erdem ise, hocası Şaban Yıldırım`la birlikte kulübede maçı seyrediyor...

Deniz Pıtır`a gelince...

O da bu kez alışık olduğu ön libero yerine, orta alanın sağında, sınır ötesinde...

Şimdi sahadaki dizilişe bir bakalım...

4-3-2-1 oyun düzeniyle Hakan Hacıbektaşoğlu`nu orta alanın göbeğinde oynatan Şaban hoca, orta alanın soluna Murat Kayalı`yı, sağına da uzun bir aradan sonra Deniz Pıtır`ı yerleştirirken, forvette gol ümidimiz Taner Demirbaş`ın arkasında sola Serdal Kurt`u, sağa da Burak Denizli`yi monte ederek, tek forvetle çıktığı Mardinspor`dan belli ki çekinmişti.

Bereket versin Burak, zaman zaman değişkenli oynayarak, kimi zaman Taner`in yanında gözükse de, çoğu kez sağa mahkûm kalınca, ne süratini, ne de rakip savunmayı yıpratıcı özelliğini görebildik.

Düşünebiliyor musunuz; solda Onur, Murat, Serdal üçlüsü...

Sağda ise Berkan, Deniz, Burak üçlüsü...

Peki göbekte kim var?..  Bir tek Hakan Hacıbektaşoğlu...

Onun da anası ağlandı tek başına mücadele etmekten...

İç sahada oynuyorsunuz, şiddetle 3 puana ihtiyacınız var ve tek forvetle maça başlıyorsunuz...

Taner Demirbaş; golcü özelliğiyle takıma katkı sağlıyor elbet... Ancak Taner`in top kovaladığını, rakip geçtiğini, yardımlaşmayı yaptığını söyleyebilir miyiz?..

Hayır...

Top gelirse Taner direkt kaleye vuracak ve o şekilde golünü atacak. Gelmezse; Taner`i 90 dakika sahada tutacağız ki; son dakika da olsa, sahneye çıksın ve golünü atsın...

Yani yağmur duası gibi...

O zaman Şaban hoca, Taner`in yanında çabuk, sprinter ve koşan bir santrforu mutlak monte edecek.

Bu Ümit Teke olur, Muzaffer olur, Burak olur...

Serdal Kurt; topun olduğu yerde var... Serbest vuruş ve penaltıların arkasında hep Serdal`ı görüyoruz ama, onunki de tıpkı Taner`inki gibi...

Bir varmış, bir yokmuş misalî...

Yani sizin anlayacağınız; Taner ve Serdal`ın koşmayan, pres yapmayan özelliklerinden dolayı zaten eksik oynadığımız aşikâr...

Hele ki Serdal`ın daha verimli olacağı forvet arkası veya orta göbekte oynatılmayışından sonra, bu tecrübeli ayaktan fazla bir şey beklemek de hayalcilik olur kanaatindeyim...

23. dakikada Hakan Hacıbektaşoğlu`nun kaleye gönderdiği topta kaleciden dönen meşin yuvarlağı filelere gönderen Murat Kayalı`nın golünden sonra Mardinspor; daha fazla Elazığspor yarı alanında gözüktü ve bunun semeresini de 41. dakikada attığı golle gördü.

Serdal`ın hücuma çıkarken Mardinspor yarı alanında kaptırdığı top sonrasında misafir takım, iki pasta golü buldu.

Savunmada Muammer`le yapışık ikizi oynayan Ozan`ın kesemediği topta Ali Kunter gibi, sprinter özelliği olmayan bir oyuncu, elini kolunu sallayarak, çok rahat bir gol attı ne yazık ki...

İşte ne olduysa bu golden sonra oldu. Koskoca bir 45 dakika daha varken, Elazığspor; 2. Yarıda panik yapan, hata yapma endişesi taşıyan ve özgüvenini kaybeden bir anlayışla sahada yer aldı.

Yeniden öne geçmek adına o kadar çok bireysel hatalar yapıldı ki; bunun adını ve teşhisini koymak; hiç de zor olmasa gerek...

İşte bu sıkıntılı dakikalarda öne çıkması ve oyuna müdahale etmesi gereken teknik direktör Şaban Yıldırım da tıpkı bizler gibi oyunu seyredince, sahadaki bu panik ve özgüven kaybı da fazlasıyla kendini hissettirdi.

Berabere giden maçta, sakatlanan Deniz`in ilk yarının sonundaki değişikliğini saymazsak; taktiksel anlamdaki ilk değişikliğimizi ancak maçın 61. dakikasında yapabildik.

Şaban hoca, Tarsus maçındaki gibi ön libero çıkartıp, yerine bir başka ön libero almadı ama, Ümit`i sahaya sürmekte geç bile kaldı.

Hele ki, artık uzun toplarla "doldur boşalt"lara geçtiğimiz son çeyrekte, Metin gibi top tutan, oyunu yönlendiren bir oyuncuyu oyuna geç almanın izahını bize yapabilir mi Şaban Yıldırım?...

Oysa Deniz sakatlandığında Şaban hoca tercihini Metin`den yana kullansa, ikinci koca 45 dakikada bu oyuncunun katkısını fazlasıyla görürdü sahada...

Futbol risk oyunudur...

Futbolda skor her zaman 0-0`la başlar...

Bu skoru lehine dönüştürmek; sahadaki oyuncuların katkıları kadar, kenardaki yönetenlerin de hamleleriyle olur...

Unutulmamalı ki;

Kaptanın ustalığı; Deniz dalgalıyken belli olur...

Okunma Sayısı :1191
Yazarın Diğer Yazıları
10/20/2011
10/04/2011
05/02/2011
04/18/2011
03/24/2011
03/04/2011
02/24/2011
02/21/2011
02/15/2011
01/31/2011
01/17/2011
12/09/2010
12/09/2010
12/06/2010
11/30/2010
11/18/2010
11/15/2010
11/08/2010
11/01/2010
10/14/2010
10/04/2010
09/28/2010
09/06/2010
08.03.2010
01.03.2010
01.02.2010
05.01.2010
Anket
Sizce Elazığ`ın En Büyük Sorunu Ne ?
İşsizlik
Kentsel Dönüşüm ve Belediyecilik
Sahipsizlik ve İlgisizlik
Trafik
Yeterli Yatırım Yapılmaması
Nöbetçi Eczaneler
RSS
© 1999 Tüm hakları saklıdır. - Kanal E Televizyonu Haber Merkezi
RSS