Esnaf Duvar Mağduru
STK Platformu Açıklama
Güler Ailesinin Acı Günü
Bakan Yıldırım`dan AA`ya Övgü
SODES Projeleri
Açılım İnşaat`ın Gurur Günü
Eğitime Kar Engeli
Elazığ`da Arıcılık Kursu
TSE`de Personel Sıkıntısı İddiası
Kanal E Canlı Yayın Radyo E Canlı Yayın
-7°
Bu Gün Hava
Açık
Yazarlar / Mustafa Gür
Mustafa Gür
Mustafa Gür
mustafagur_@hotmail.com
“AB” Camide Hutbe Okursa
22.03.2010

"Ey insanlar! Allah`ın size olan nimetini düşünün. Size gökten ve yerden rızık veren, Allah`tan başka bir yaratıcı mı var? Hayır, ondan başka tanrı yoktur. Nasıl iftiraya sürükleniyorsunuz? Sana yalan söylerlerse senden önce nice peygambere de yalan söylendi. Her işin sonu Allah`a varır. Ey insanlar! Allah`ın verdiği söz doğrudur; sakın sizi bu hayat aldatmasın. O çok aldatan (şeytan), sakın sizi Allah ile aldatmasın. O Şeytan size düşmandır; onu düşman bilin. O, kendine taraf olanı, çılgın alevlere arkadaş olmaya çağırır.
Bu uyarıları göz ardı edenler, çetin bir azap görürler. İnanan ve iyi işler yapanları da bağış ve büyük bir ödül beklemektedir." (Fatır 35/3-7) 


              *              *               *

"Ey insanlar! Rabbinizden sakının; bir günün korkusunu taşıyın ki,, o gün ne baba oğlu adına ödeme yapabilecek, ne de oğul babası adına bir ödemede bulunabilecektir. Allah`ın verdiği söz doğrudur; sakın bu hayat sizi aldatmasın. O çok aldatan (şeytan), sakın sizi Allah ile aldatmasın." (Lokman 31/33)


              *                *               *

İki mübarek sureden ayetlerle başladık söze...
Esası bulmak için bu ayetleri dile getirmek zorundaydık...
Nedir esas?
Avrupa Birliği mi?
Yoksa "Allah ile aldatmak mı?"


                *               *                 *

2007 yılında AB, Türkiye`ye bir ricada(!) bulunmuş...
Bulunmuş ki; Ali İmran Suresi`nin "Allah katında yegâne din İslam`dır" ifadesi cami vaazlarında okunmaz olmuş, yerini bir hadis doldurmuş...
Hadis de özel seçilmiş.
Hadis aynen şöyle:
"Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir"


***

Yıl 2010...
AB yolunda tavizler verip, sevinip, üzülüp,"aha girdik, gireceğiz" tarih verildi, verilecek; niyet-umut ve temennileriyle (emin!) adımlarla yürümeye devam ediyoruz...
Devam ediyoruz ki; şimdi de AB bizden, yine dinimizden, camimizden, cemaatimizden bir ricasını dile getirmiş...
Rica mı?
Neyse artık...
Aslında bunu AB mı istiyor yoksa AB yoluna baş koymuşların bir iyi niyet programı mı bilmiyoruz... Bilmiyoruz diyoruz...
Dert şu...
Halka, inanmış insanımıza AB`ı sevimli-hoş ve neredeyse Müslüman göstermek...
"AB bir Hıristiyan kulübüdür" diyenler değişip serpildiği ve bugün o kulübün bir rengi olmak istediği, hatta olduğu için; bu yolda milli manevi yapılması gerekenleri yapıyorlar ya işte bu "sevimli gösterme" harekâtı da böyle bir şey...
Nasıl bir şey bakalım...
Hıristiyan kulübü olduğu kendi ifadeleriyle de sabit olan Avrupa Birliği`ni (AB) Türk vatandaşlarına sevdirmek için cuma hutbesi hazırlanmış...
Taslak hutbede AB`nin Türkiye`ye faydaları anlatılıyormuş ve:
"Aziz müminler, AB bir Hıristiyan birliği değildir" vurgusu yapılıyormuş.
Geçen hafta gündeme düşen habere göre, AB`den sorumlu Devlet Bakanı ve Baş müzakereci, Egemen Bağış`a bağlı AB Genel Sekreterliği (ABGS), birliğin Türkiye`ye sağlayacağı faydaları anlatmak, AB`yi camide tanıtmak için harekete geçmiş.
ABGS, bu amaçla bir "cuma hutbesi" taslağı hazırlamış veya hazırlatmış.
Eğer Diyanet vize verirse, hutbe rötuşları yapıldıktan sonra okunacak.
Hutbenin ana fikrinde, İslam dininin Avrupa Birliği`nin dışında bir din olmadığı mesajı vurgulanacakmış.
İşin içine tabi ki Atatürk de yerleştirilmiş ve Atatürk`ün, "muasır medeniyet" idealine de vurgu yapılan taslak hutbede, AB`nin bu ideal yolunda önemli bir adım olduğu kaydedilerek, "AB`nin gelecek nesillere fırsatlar sunacağı" belirtilmiş.
Hutbede Hazreti Muhammed`in, "İlim, Çin`de bile olsa arayın" gibi hadislerine ve Kur`an-ı Kerim`in, evrensel değerleri yücelten `Zümer` ve `Bakara` surelerinden bölümlere de yer verilmiş.
Taslak halinde olan ve Diyanet onayı bekleyen AB-I HUTBE özetle aynen şöyleymiş:
"Aziz müminler, yaratılmışların en seçkini olan insana büyük değer veren dinimiz, daha huzurlu bir hayatın arayışını öğütlemektedir. Avrupalılar, İkinci Dünya Savaşı`ndan sonra, kıtaya barış ve istikrar getirmek üzere bir birlik oluşturma kararı almışlardı. Bugün yarım milyara yakın Avrupalı, Avrupa Birliği sayesinde daha huzurlu daha müreffeh bir yaşam sürmekte. Hürriyet, akıl, bilim, eşitlik, insanlık onuru ve insan hakları gibi evrensel değerlere dayanan Avrupa Birliği bir Hıristiyan Birliği değildir. Avrupa Birliği ülkelerinde Hıristiyan nüfus çoğunluktadır; ama başka dine mensup insanlar da vardır. 18 milyon Müslüman yaşamaktadır. Avrupa`daki evrensel değerlerin hayata geçirilmesinde, İslam filozoflarının büyük katkısı olduğunu unutmayalım..."
Eee ne diyelim?
"ve la dalin amin" o zaman muhterem ve aziz Müslümanlar...
Amin diyelim mi?
Demeyelim, çünkü...
Çünkü bunu adı Allah ile Kuran ile Hadis ile aldatmaktır...
Bunun adı;"anayasasına Hıristiyan temaları yerleştirme hazırlığı yapan AB ülkelerinin" Ilımlı İslam aldatmasına-safsatasına, yalan üzerinden kapı aralamaktır...
Diyanet kabul eder mi, aynen veya değiştirerek okutur mu bilmem...
Okutursa, cami vaazlarımıza-hutbemize bu AB-I işaret girerse vay halimize...
Ne diyordu Yaradan Yüce Kitabı KURAN-I KERİMDE;
"Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. Eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah`tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır". Bakara-120
Bunu duyup vay halimize demeyecek misiniz?
Ya da;
"Ey inananlar! Yahudi ve
Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. "Mâide-51
Ayetini duyunca irkilmeyecek misiniz?
Allah ile sizi-bizi aldatanlara bir bakın hele...
Milli değerler gitti-gidiyor safsında...
Şimdi de aldatmayla dini değerlerde mi sıra?
Hem de ardı sıra, Ilımlı İslam hikâyesini öne sürerek...
"O çok aldatan (şeytan) sakın sizi Allah ile aldatmasın" niyetini tekrar ederek bu taslağın taslak olarak kalmasını temenni ediyoruz...
Ve yalnızca bu konu da değil, birçok meselede bizi-sizi Allah ile, aldatanlara aldatmak isteyenler dikkat edelim uyarısıyla sözümüze noktayı koyalım... 

                    *              *              *

Bu ayetleri dile getirince ya siz ticaret-anlaşma babında Yahudi ve Hıristiyan`ı, İslam istemiyor mu diyebilirsiniz.
Böyle bir meal ve tefsir açan yok...
Böyle bir düşmanlık ve bu düşmanlığı körükleyen bir dini anlayış ve gelenek de yok.
Hele Hıristiyan veya başka din mensubuyla diyalogdan kaçalım, onları düşman görelim mealinde bir sözü tüketen de yok...
Aksine bizim dinimiz farklı din mensupları arasında ki diyaloga karşı durmuyor...
Karşı durulan, hesap-kitap işi, menfaat işi adına, siyaset adına dini-ve yaratıcıyı kullanıp haşa onu şahit eylemek...
Anlayan anlamıştır, anlamayan da Allah korkusu olan bir "âlim"den konuyu sorup idrake yönelsin...
Anlamak istemeyene idrak edemeyene de sözümüz yok artık...

Okunma Sayısı :664
Yazarın Diğer Yazıları
11/22/2011
02/01/2011
01/25/2011
01/18/2011
01/17/2011
12/20/2010
12/12/2010
12/15/2010
12/12/2010
12/03/2010
12/06/2010
11/29/2010
11/17/2010
11/10/2010
10/21/2010
10/15/2010
09/10/2010
09/06/2010
08/18/2010
07/30/2010
07/27/2010
07/02/2010
07/02/2010
06/16/2010
28.04.2010
26.04.2010
20.04.2010
19.03.2010
17.03.2010
01.03.2010
15.02.2010
06.01.2010
Anket
Sizce Elazığ`ın En Büyük Sorunu Ne ?
İşsizlik
Kentsel Dönüşüm ve Belediyecilik
Sahipsizlik ve İlgisizlik
Trafik
Yeterli Yatırım Yapılmaması
Nöbetçi Eczaneler
RSS
© 1999 Tüm hakları saklıdır. - Kanal E Televizyonu Haber Merkezi
RSS