Esnaf Duvar Mağduru
STK Platformu Açıklama
Güler Ailesinin Acı Günü
Bakan Yıldırım`dan AA`ya Övgü
SODES Projeleri
Açılım İnşaat`ın Gurur Günü
Eğitime Kar Engeli
Elazığ`da Arıcılık Kursu
TSE`de Personel Sıkıntısı İddiası
Kanal E Canlı Yayın Radyo E Canlı Yayın
-1°
Bu Gün Hava
Bulutlu
Yazarlar / Murat Sönmez
Murat Sönmez
Murat Sönmez
muratikizler@hotmail.com
ORDU HÜKÜMET ELELE
11.02.2010

Ordu ve Hükümeti karşı karşıya getirme stratejisi Türk Siyasi Tarihi boyunca sık sık kullanılan bir taktik olarak karşımıza çıkmakta. Hemen hemen her hükümet döneminde bu tür oyunlar oynanmakta. İki önemli kurum ve bu kurumların çatışma görüntülerini izleyen karanlık güçlerin iştah kabartan politikaları.

 Hükümet bir ülkenin en tepe noktasıdır. Seçilmiş bir hükümet demokratik bir ülkede yasal olarak tüm hakları üzerinde bulunduran bir güçtür. Evet, Hükümet bir güç olmak zorundadır. Ordu hükümetin gücünün bir kısmıdır. Yani Devlet bir organizmadır. Hükümet bu organizmanın beyin kısmıdır. Ordu ise beynin yönettiği savunma mekanizması olarak değerlendirilebilir. Şimdi hükümet beyin görevinde ise akıl hükümetin elinde demektir. Gücü yönetmek yine hükümetin elinde olan bir sistemdir. Ordu kendi içinde bir güçtür. Ama Hükümete bağlı bir güç olarak bu ülkenin hizmetindedir.

 Birileri çıkıp ordu taraftarı ve hükümet taraftarı diye güçler ayrımı yapmaya çalışıyor. Bir bütünü parçalara ayırarak kurumlar arası çatışma senaryoları ve bu senaryoya uygun replikler yazıyor. Kimin ülkesinde ayrım yapmaya çalışıyorsunuz. Ayrım yaptığınız kurumlar bir organizmanın en önemli parçaları. Ordu hükümetsiz yapamaz hükümet ordusuz. Bir milletin vazgeçilmezleri arasındadır bunlar. Uluslar arası arenada ordusuyla ters düşen kaç millet var acaba. Bu neden diğer ülkelerde uygulanmıyor da bizim ülkemize gelince ısıtılıp ısıtılıp servis ediliyor.

 Şimdi tarihe doğru bir yolculuğa çıkalım...

 Osmanlı döneminde; ordu devlet arasında çıkan isyanların Osmanlıyı ne hale getirdiğini az çok biliyoruz. Yeniçeri Ocağının siyasi tarihimize bir kara leke gibi düşürdüğü Genç Osman`ın şehit edilmesi olayı, belki bu günümüzün ilk sinyallerini oluşturdu. Gerisini biliyoruz kendi padişahını şehit eden bir ordu ve İmparatorluğun çöküşü ile biten bir acı son.

 Hasta adam olarak nitelendirilen bu milleti, Büyük Önder Mustafa Kemal; iyileştirerek güçlü bir ülke ve güçlü bir orduya sahip bir millet haline getirdi, Türkiye Cumhuriyeti adıyla düşmanlara en güzel cevabı verdi. Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti Devleti`nin temellerini atarken arkasına bir milletin gücünü aldı. Peki, nasıl yaptı bunu nelere dikkat etti. İşte tüm mesele burada.

 Şimdi ben buradan şunu görüyorum, yıllar sonra devlet politikalarımızdan ve ülkemizde görev yapan çeşitli kurumların yöneticilerinden şu mesajı alıyorum; kimse doğru dürüst Mustafa Kemal`i anlayamamış. Onun ruhunu bu millete yeterince aşılayamamışız. Bir milleti birlik ve beraberlik içinde topyekûn ayağa kaldıran ve milli mücadele örneği verdiren o kahraman lideri maalesef ki kimse anlayamamış.

 Şunu unutmayalım; kurumlar arası çatışma karanlık güçler dışında kimseye bir şey kazandırmaz. Türk Milleti asil bir millettir. Kimseye boyun eğmemiş ve kimsenim oyununa gelmemiş bir tarihe sahiptir. Geçmişimizi iyi okuyup geleceğimize bu ışıkla yön vermeliyiz. Her şeyden önce dünyanın önünde saygıyla eğildiği Büyük Önder Mustafa Kemal`in milletiyiz. Bunu çok iyi taşımalıyız. Millete hizmet için çalışan kurumların başında bulunanlar; Mustafa Kemal`e layık olacak bir şekilde, bu millete hizmet etmeyi öğrenmelidir. Birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken bir süreçte kimse ayrılık tohumlarının serpildiği politikalar yapmasın. Bu sadece kendilerini tarihin karanlık sayfalarına acı bir ders olarak düşürmekten öteye gitmeyecektir.

Hükümet bu ülkenin beynidir. Beyin ile diğer organlar arasında kopan iletişimsizlik sağlıksızlık demektir. Sağlıksız bir beden fazla yaşayamaz. Tarih bunun en acı örnekleriyle doludur. Büyük Önder Mustafa Kemalin dediği gibi  "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!``

Okunma Sayısı :933
Yazarın Diğer Yazıları
11/25/2011
10/30/2011
06/21/2011
06/15/2011
05/20/2011
12/06/2010
06/20/2010
15.04.2010
02.04.2010
19.02.2010
09.02.2010
Anket
Sizce Elazığ`ın En Büyük Sorunu Ne ?
İşsizlik
Kentsel Dönüşüm ve Belediyecilik
Sahipsizlik ve İlgisizlik
Trafik
Yeterli Yatırım Yapılmaması
Nöbetçi Eczaneler
RSS
© 1999 Tüm hakları saklıdır. - Kanal E Televizyonu Haber Merkezi
RSS